23 Ekim 2014 Perşembe

Do Re Mim



''Müzik ruhun gıdasıdır.'' demişler. Misal ocakta, ateş üstündeki demliğin içinde fokur fokur kaynayan suyun senfonisi; ince belli bardağa ortaklaşa doldurulan dem ve suyun düeti; çay kaşığının çay bardağında devinirken çıkan şıkırtısı; bardağı ince belinden kavrayıp ağzınızın ucuyla içerken, dudaklarınız yanmasın diye içe çekilirken çıkan höpürtüsü (bu olmadı), sıcak ve demli çayın tadını aldıktan sonra içten gelen bi şükürle ağızdan çıkıveren bi ''elhamdülillah'' ... İşte bunlar hep musiki azizim. Dışarıda aramayın. Musiki demlikte.

Neyse asıl konumuz mim' di. Üstteki durumdan mim'e nasıl geçeceğimi bulamadım dolayısıyla doğrudan konuya gireceğim. Zat-ı muhteremin birisi -ki öğrendiğimize göre adı Bir Notum Var mış- Hanım Kız 'ı mimlemiş, Hanım Kız da ''amaan uğraşamam şimdi şunu mimle bunu mimle. En iyisi okuyan herkesi mimleyeyim'' demiş. Biz de okumuş bulunduk. Ne yapalım yazalım dedik. Yazalım.


15 Ekim 2014 Çarşamba

Yasin Börü




IŞİD' li teröristler Kobani' ye saldırıyor. Oradan kaçan binlerce mazluma Türkiye kucak açıyor. Ama içimizdeki zürriyetsizler -ki biz onlara PKK ve yandaşları diyoruz- aldıkları emir doğrultusunda tasmaları da gevşetildiğinden ortalığı yakıp yıkıyorlar. Oyun içinde oyun, onun içinde de farklı bir oyun olduğu besbelli olan bir garabetle sırtlan sürüsü gibi saldırıyorlar. Yakıp yıkmalar, taş atmalar, içinde kadınların ve çocukların olduğu araçlara, binalara molotof kokteyli atıp yakmaya çalışmalar, yağmalamalar ve bu arada etek giyip ortalarda salınmalar vs. Ölen onca insan. 

Olayları az çok bilirsiniz izahata gerek yok.

Add to Technorati Favorites