14 Ağustos 2011 Pazar

Yapmak Zor Yıkmak Kolaydır


Çok şükür bugün de iftarı kolayladık.Bugün aradaki birkaç saatlik uyuklamaları hesaba katmazsanız 12-13 saat kadar oruçlu olduğumu söyleyebilirim.Bu oruçlu geçen saatlerde hele ki son saatlerde açlık ve susuzluk neredeyse tavan yapar.Tabi bu duruma televizyonlardaki ''Acaba iftarda ne yesek ? '' programlarının da katkısı gözardı edilemez.Bazen öyle anlar gelirki televizyondaki foşşş diye açılan gazozlara;cazır cuzur kızaran sucuklara;fokur fokur kaynayan tencerelere 3 boyutlu gözlük olmadan yakınlaşabiliyorsunuz.



Neyse gelelim iftar vakitne.12 saati oruçlu geçirdikten sonra 19:57 saati itibariyle hoca efendi Allahuekber dediğinde büyük bir iştahla bir bardak su lıkır lıkır yemek borusundan geçer geçmez tüm o iştah;tüm o'' Ne olsa yerim abi '' uçmaları bir anda yerle yeksan olur.Sonra ise bir tabak çorba,yarım tabak sıcak yemek işte topu topu budur iftarın hal-i ahvali.Sonra ise bir bardak sıcacık çay ve bir barış çubuğuyla balkonda demlenmeye çekilirsin.

İşte tam da bu demlenme esnasında aklıma geldi.Dedim ki kendi kendime ''12 saat açsın,susuzsun ama 5 dakkada her şey süt liman.Aç iken sanırsın ki o kadar açlıktan sonra 1 saat sofradan kalkmayacaksın ama öyle olmuyor.5 dakikada 12 saatlik açlık bitiveriyor.Tabi buradan belki de anlamsız olsa da şu sonuca vardım : Yapmak zordur ama yıkmak kolaydır....Pek bir alaka olmasa da aklıma geldi işte...Öyle değil midir ?

Mesela ; yine iftardan söz açalım.İftar için 2-3 saat uğraşılır,sofralar hazırlanır ama bir oturursunuz 10-15 dakikada her şey biter.Doyarsınız ve biter.Tüm hazırlıklar ne içindir ? Toplasanız 1 metreküplük bir et parçasının içini doldurmak için...

Mesela ; bir an bir rahme bir can düşer.Tam 9 ay üstüne titrenir.Sonra o can bir nur topu olur dünyaya merhaba der.O andan sonra o nur topu dünyanın merkezine yerleşir.Tüm takvimler,tüm saatler ona göre ayarlanır.Yenmez yedirilir,içilmez içirilir,giyilmez giydirilir.Sonra okullu olunur .Para,emek ve zaman harcanır; sevgiler biriktirilir.Yine sonra bir an gelir,aradan 20 sene geçmiştir.Tabi borç ödenecektir.Gözyaşları  ve ''En büyük asker bizim asker '' nidaları arasında o can askere gönderilir.Aradan aylar geçer.Hasretlikler,özlemler derken puslu bir günde,serefsiz bir pusuda ; bir kurşun,birkaç milimlik bir demir parçası her şeyi toprağa düşürür.Kan olur akar gözdeki yaşlar.Ve sonra 2 metrekarelik bir tahta kutunun içinde geri verirler sana canını.Ve her şey, içinde bolca acı ve öfke yüklü bir cümlede son bulur :

''VATAN SAĞOLSUN...! ''

İşte her şeyin toplamı budur.Yıkmak kolaydır ama yapmak zordur......

9 yorum:

öykü dedi ki...

çok guzel bır anlatım
hepımızın duygularına tercuman

GÖK-TÜRK dedi ki...

Teşekkür ederim.

BuRCu dedi ki...

Ailelere 'düştüğü yeri değil bizi de yakıyor' diyen yüksek görevliler vardır bir de, göstermelik.

Ah Göktürk, o kadar söyleyeceğim var ki bu konuda, susuyorum hep. Boş yere dememek için, yanan canları tekrar yakmamak için.

Bu arada iftar hakkındaki düşüncelerine katılıyorum, gerçekten de normaldekinden daha kısa sürede kalkıyoruz masadan.

GÖK-TÜRK dedi ki...

Burcu>>>Haklısın Burcu.Söyleyecek çok şey var ve maalesef susuyoruz/susmak zorunda kalıyoruz.Ama en azından biliyoruz ki Allah'ın zalimlere karşılığı çok şiddetli olacak...

Lô - Lâ dedi ki...

ve yeniden unutuldu ..

GÖK-TÜRK dedi ki...

Lo-La >>> Tabiki unutulacak LoLa.Futbolumuzda şike var sonuçta.Bir sürü şey var.Onlar varken şehitler falan...Attılar bombaları aldılar gazımızı rahatladık bitti.

Lô - Lâ dedi ki...

viva la insanimiz ...

İnsanin cani yanmadikca unutmasi kolay ..

GÖK-TÜRK dedi ki...

Lo-La >>> Doğru söz...Ateş düştüğü yeri yakıyor ama bu böyle oldukça ateş yanmaya devam ediyor...

Lô - Lâ dedi ki...

Bizde oyle konusmakla kaliyoruz ..

Bos

Yorum Gönder

Yorumlarınız Türkçe yazım kurallarına uygun olduğu için;hakaret içermediği için teşekkürler

Add to Technorati Favorites